İtikâfın Şartları
Bir itikâfın sıhhatı şu şartların bulunmasına
bağlıdır:
1) İtikâf yapan, müslüman, akıllı ve temiz
bulunmalıdır. Onun için müslüman olmayanın, delinin, cünubun,
hayz ile nifastan temiz bulunmayanın itikâfı caiz olmaz.
Gayr-i müslim ibadete, mecnun da niyete ehil değildir.
Temiz olmayanların da mescidlere girmesi yasaktır.
2)
İtikâfa niyet edilmiş olmalıdır. Buna göre niyetsiz olarak
yapılan bir itikâf geçerli değildir. Çünkü bunun bir ibadet
olabilmesi niyete bağlıdır.
3) İtikâf, mescidde veya o hükümdeki bir yerde yapılmalıdır.
Şöyle ki: İçinde cemaatla namaz kılınan herhangi bir
mescidde itİkâf yapılabilir. Büyük camilerde yapılması
daha faziletlidir. Kadınlar da kendi evlerinde mescid edinilen veya mescid
olarak ayıracakları bir odada itikâfda bulunurlar. Buraları
onların haklarında birer mescid sayılır. Kadınların
dışardaki mescidlerde itikâf etmeleri caiz ise de, kerahetten
kurtulamaz. Kadınların kendi evlerinde namaz kılmaları,
mescidlerde namaz kılmalarından daha faziletli olduğu gibi,
evlerinde itikâfları da her türlü fitne ve fesad düşüncesinden
beri olacağı cihetle mescidlerde itikâfda bulunmalarından daha
faziletlidir.
(İmam Şafiî'ye göre, itikâf tazime lâyık bir yerde yapılabilir
ki, o da mescidlerdir. Evlerde mescid edinilen yerler, bu tazime lâyık değildir.)
4) Vacib olan bir itikâfda, itikâf yapan oruçlu bulunmalıdır.
Bu halde orucun yanılarak bozulması itikâfa zarar vermez. Diğer
itikâflar için oruç şart değildir. Çünkü onlar için bir müddet
yoktur. Öyle ki camiden bir iki saat içinde çıkıncaya kadar itikâfa
niyet edilmesi de sahihdir.
(Şafiî'lere göre, vacib bir itikâfda da oruç şart değildir.)
İtikâf için büluğ, erkeklik, hürriyet şart değildir.
Buna göre akıllı olan çocuğun, kadının, kölenin itikâfları
sahihdir. Şu kadar var ki, kadının itikâfı kocasının
ve kölenin itikâfı da efendisinin iznine bağlıdır. İsterse
bunlar itikâfı nezretmiş olsunlar, hüküm aynıdır. İzin
bulunmayınca kadın, nezretmiş olduğu itikâfı kocasından
ayrıldıktan sonra, köle de azad edildikten sonra kaza eder.
Bir kimse, itikâf için zevcesine izin verse bundan dönemez, artık
engellemesi doğru olmaz. Efendi ise, kölesine verdiği izinden dönebilir.
Mükâteb (sözleşmeli) bir köle ise, efendisinin izni olmasa da,
itikâfda bulunabilir. Çünkü kısmen hürriyetine sahibdir.