İtikâfa
Dair Bazı Meseleler
Belli bir mescidde, Mescid-i Haram'da itikâfa niyet eden kimse, başka
bir mescidde itikâfa girebilir.
Bir ay itikâf adansa ve bundan yalnız gecelere veya gündüzlere
niyet edilse, bu niyet sahih olmaz. Çünkü ay, belli miktardaki geceler ile gündüzlerden
ibarettir. Onun için geceli ve gündüzlü bir ay itikâf gerekir.
Yalnız gündüzleri itikâfda bulunmaya niyet edilmesi sahihdir. Bu
durumda her gün fecrin doğuşundan önce mescide girip güneşin
batışından sonra çıkılır. Fasılasız
itikâfa niyet edilmemişse, istenilen günlerde itikâf yapılabilir.
Bir gün için itikâfa niyet edildiği zaman da, buna gece dahil olmaz.
Fakat fasılasız şu kadar gün itikâfa denilerek nezredilse,
geceler de bu nezre girer.
Aksi de böyledir. Bu durumda
itikâf için güneşin batışından önce mescide gidilir.
Belli
olan geceler ve gündüzler mescidde kalınır. Son günün güneş
batışından sonra mescidden çıkılır. Böylece itikâf
sona erer.
Muayyen bir ramazan ayını itikâfla geçirmeğe nezredilse,
o ramazan orucu bu itikâf orucu içinde yeterli olur. Böyle bir nezir yapıldığı
halde, ramazan orucu tutulup da itikâf yapılmasa, başka bir zamanda
oruçlu olarak fasılasız bir ay itikâf edilmesi gerekir. Eğer
itikâf yapılmaksızın diğer bir ramazan girecek olsa, artık
bunda yapılacak itikâf yeterli olmaz. Çünkü bu takdirde kazaya kalan
itikâfın orucu, insan üzerine düşen bir borç olmuştur. Bu,
ikinci ramazan orucu ile ödenmiş olamaz.
Belirtilmeksizin bir ay itikâf yapmayı nezreden kimse, ramazanda
bir ay itikâfda bulunmakla bu nezrini yerine getiremez. Çünkü bu itikâf için,
bir ay oruç tutmayı da bu nezirle üzerine yüklenmiş bulunur.
Ramazan orucu ise, kendisine ayrıca faz olan bir ibadettir.
Bir kimse nezrettiği bir itikâfı yapmadan ölecek olsa, her gün
için bir fidye ödenmesini vasiyet etmiş olması gerekir. Çünkü
vacib olan bir itikâf, orucun bir parçasıdır. Onun için oruçtaki
fidye, bunda da gerekli olur. Ancak fakir ise, o zaman Yüce Allah'dan af ve mağfiret
dilemelidir.