Haberler

AB nin alternatifi hazır!

sangay-beslisinde-neden-olmayalimŞangay Beşlisi’nde neden olmayalım?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan dönüşü uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı… Vize konusunda Avrupa’nın oyalamasına “Varsa yoksa Avrupa dememeliyiz” diyerek tepki gösteren Erdoğan, “Şanghay Beşlisi’nin içerisinde Türkiye niye olmasın?” ifadelerini kullandı.

KADİR DEMİREL – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan ve Özbekistan ziyaretlerinin ardından yurda dönüşte gündeme ilişkin sorularımızı cevaplandırdı. İç ve dış politikaya dair önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği’ne yüklendi. Türkiye’nin ‘Şanghay Beşlisi’ne girmesinin gündemde olduğunu aktaran Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekâtı’nda ise El-Bab’dan sonra hedefin Menbiç olacağını dile getirdi. İşte Erdoğan’ın sorularımıza verdiği cevaplar:

17 ARALIK’TA ARKADAŞLARIMIZ BİZİ ANLASALARDI 15 TEMMUZ OLMAZDI

15 Temmuz’dan sonra hükümet ve bürokratlar FETÖ’yle tam anlamıyla mücadele verebiliyor mu? Mücadele hangi noktada? Bu sıkıntı ne zaman atlatılabilecek?

17-25 Aralık ile 15 Temmuz iki farklı süreç. Zaten 17-25 Aralık sürecinde tüm arkadaşlarımız bizi tam anlamış olsaydılar 15 Temmuz belki olmayabilirdi. Fakat anlayamadılar. Anlayamadıkları gibi bu alçaklara o dönemde toz kondurmayan; onların böyle kötü niyetlerinin olmadığından bahseden arkadaşlarımız da vardı. Hâlbuki ben Başbakanlığımın ilk dönemlerinden itibaren bu dershaneler meselesine olumsuz yaklaşan birisiyim. O zamandan itibaren gelen bakan arkadaşlarıma (Milli Eğitim Bakanlarını kastediyor) hep bunu söylemişimdir. “Gelin bu dershaneleri kapatalım” diyordum. Yani, ya okul, ya dershane… Yani, millet niçin iki yükü birden çeksin. Maalesef Nabi Avcı’nın Milli Eğitim Bakanlığı dönemine kadar bunu gerçekleştiremedik. Nabi Bey’le birlikte olan süreçte, “Artık bu işi halletmemiz lazım” dedik. Tepkilere rağmen dershane meselesini halletmeyi hamdolsun başardık.

AVRUPA 53 YILDIR BİZİ OYALIYOR

¥ İngiltere’de Brexit yaşanırken, bizim de AB ile ilişkilerimiz yeni döneme girdi. Bu konuda son durum nedir?

Brexit bana göre güzel bir tevafuk oldu. Avrupa’da diğer ülkelerde bu tür şeyler olabilir. Fransa’dan, İtalya’dan da sesler geliyor. Geçenlerde bizimle ilgili Dışişleri Bakanları bir araya geldiler. Önce hırsla bir araya geldiler. Daha sonra Avusturya’nın dışında hiçbirisi Türkiye ile müzakerenin dondurulması noktasında fikir beyan etmedi. Bu önemli. Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. “Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği” dememeli. Benim kanaatim bu. Avrupa Birliği, Türkiye olarak bizi tam 53 yıldır oyalıyor.

AB’YE YILSONUNA KADAR MÜHLET

Vize noktasında da, Latin Amerika ülkelerine vize serbestisi var ama Türkiye’yi hâlâ oyalayıp duruyorlar. Yılsonuna kadar sabredelim, yılsonuna kadar oldu, oldu… Yoksa biz bu geri kabulü dosyasını kapatalım… Mülteciler konusunda 3 milyar Euro bu yıl için haziran itibariyle vereceklerdi. Vermediler. Bunu da bize vermiyor mülteciye veriyor. Konuştuk konuştuk, en sonunda “Kızılay’a bu işi aktaralım, onun üzerinden mültecilere gelsin” dedik. Güya bir protokol… Ama uygulama yok… Artık 11’inci aydayız. Yılsonu geliyor.

‘ŞANGHAY 5’LİSİ DAHA DA GENİŞLEMELİ

Mesela, “Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu Sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.

AVRUPA ÖZGÜRLÜKLERDEN UZAK

¥ Avrupa Birliği’nden hiç yumuşama sinyali almıyor muyuz?

Öyle şeyler yapıyorlar ki, anlamak mümkün değil. Bir bakıyorsunuz kuyruğu dik tutma derdindeler, bir bakıyorsunuz yelkenleri indirivermişler. Türkiye için hiçbir zaman hayırlı rüya görmediler. Zaman zaman şahsıma hakaretler, zaman zaman ülkemizde fikir özgürlüğü olmadığı, hak ihlalleri iddiaları… Almanya’da, Fransa’da, Belçika’da teröristler kol geziyor ama bu tür şeyleri umursamıyorlar. Ya da Belçika’nın, Ermenilerin soykırım iddiasını kabul etmedi diye bir milletvekiline partisinden atılmanın yolunu açacak kadar özgürlüklerden uzak olduğu unutuluyor. Mahinur Hanım’la ilgili yaptıkları işin izah edilir bir yanı var mı? Bunların özgürlük anlayışı bu kadar işte.

ESNAF PKK’YA KARŞI DİRENMELİ

¥ Güneydoğu için önemli bir teşvik paketi açıklandı. Ancak, bölgeye yatırım için bir harekete yol açmadı. Yatırımcıları oraya yönlendirmek konusunda bir adım atmak gerekiyor mu?

Bölgeye yatırım çok çok önem arzediyor. Fakat bir gerçek daha var. Şu anda hükümet, devlet, yıkıma uğramış yerleri ihya etmenin gayreti içerisinde. O ihya-inşa hareketi bir bitsin, ondan sonra normalleşme süreci özgüveni artırır. O zaman yatırımcı oraya çok daha rahat girme şansını yakalayacaktır. Şimdi yeni bir adım atıldı; herhangi bir esnaf tehdit neticesinde kepengini indirirse cezai müeyyideye uğrayacak. Çünkü bu iş sadece güvenlik kuvvetlerinin değil ki. Vatandaşlarımız da direnmeli; kendisini tehdit edenlere, “Kapatmıyorum” diyebilmeli. Esnafın geneli böyle bir tavır sergilerse, onlar gelip de “Kepengi indir” diyemez. Şu anda emniyet güçleri, silahlı kuvvetler, köy korucuları çok kararlı gidiyor. Bundan sonraki süreçte teröristler o kadar rahat cirit atamayacak.

FETÖ HER ŞEYİ HIRSIZLIK ÜZERİNEW BİNA ETMİŞ

¥ Erdoğan, dersanelerin kapatılmasıyla vatandaşın da rahat bir nefes aldığını belirterek şunları söyledi: “Peki dershaneler kapatılınca bir şey mi kaybedildi? Elbette hayır. Tam tersine, milyarlarca lira bu alçaklara gideceğine, çoluk çocukları için her şeyini feda eden garip gurebanın, fakir fukaranın cebinde kaldı. Bu uğurda ahırından davarını satmak durumunda kalan vatandaşımın davarı ahırında kaldı. Eskiden kolundaki bilezikleri çıkarıp satmak durumunda kalanlar, bu dertten kurtulmuş oldular. Soruları çalıyorlar, ondan sonra da yok şu kadar başarılı öğrenci… YGS’de şu oldu, TEOG’da bu oldu. Her şey hırsızlık üzerine bina etmişlerdi. Yaptıkları buydu… Dershaneleri kapatmak suretiyle, artık o süreci geride bıraktık.

MİT, BYLOCK’U ÇÖZEREK HEPSİNİ İYOT GİBİ ORTAYA ÇIKARDI

Görevden alınmalara gelince; bir şeyi abartmaya çalışıyorlar. Mağduriyet iddiasıyla, bazıları özellikle MİT’i yıpratmanın gayreti içerisindeler. Bylock meselesinin aslında hikâye olduğunu ileri sürenleri kastediyorum. Bylock hikaye değil, bal gibi de var.. MİT bunu ortaya çıkarınca, hepsi iyot gibi ortaya çıktı. Deşifre oldular. Yüzde 10’luk bir hata payı bile olsa, yapılan iş neticesinde çok ciddi kişiler yakayı ele verdi. MİT’in bu husustaki başarısı, onları ciddi sıkıntıya soktu.

SUÇ İŞLEYEN BEDELİNİ ÖDEYECEK

Deniliyor ki 100 bine yakın görevden alınma var. Belki daha da fazla olacak. Suç işleyen bedelini ödeyecek, hukuk gerekeni yapacaktır. Mesela, Doğu Almanya ile Batı Almanya’nın birleşmesi sırasında 600 bin kişiyi görevden aldılar. Onlar yaptığı zaman oluyor da bizde böyle bir adım atıldığı zaman niye rahatsız oluyorsunuz?

DARBE ASKERİ LİSELERDEN ÇIKTI

Şu anda ordumuzun içerisinde 300 bin civarında subay, astsubay muvazzaf kadromuz var. Biz şimdi bunların üzerine giderken kararlılığımızı koruyacağız. FETÖ’yle bağlantılı olanları ordu ve emniyette elbette barındırmayacağız. Ama bu mücadeleyi yaparken mutlaka hassas olacağız. Mesela kimileri diyor ki, “Askeri liseler kapatılmamalıydı.” Ben kendilerine izah ettim. “Kusura bakmayın. Bu darbe sizin kurduğunuz askeri liselerden çıktı. Onlar harp okullarına girdi, oralardan çıktı” dedim. Şimdi askeri değil de düz liseden gelen generallerimiz, Genelkurmay Başkanımız yok mu? Necdet (Özel) Paşa, Hulusi (Akar) Paşa düz liseden gelmedir. Askeri liseleri kapattık ama harp okullarının ihtiyacını diğer liselerden karşılıyoruz. Tek düze bir bakış olamayacaktır.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*