Haberler

Etiket Arşivi: Efendimiz S.A.V.

Sahabeler

Sahabeler

Sahabe Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i hayatında, müslüman olarak görüp ve müslüman olarak vefat eden mübarek insanlara denir. Tabiin Sahabeleri gören kimseye denir. Tebeut Tabiin Tabiini gören kimselerdir. Muhadram Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zamanında yaşadığı halde Efendimiz (s.a.v.)’i görme şerefine nail olmayan insanlara denir. (Veysel Karani ve Habeş kralı Necaşi gibi) Hulefai Raşidin ... Devamını Oku »

Hz. Lokman A.S.

Hz. Lokman A.S.

Bir nebî veya velî olduğu ihtilâflı; ancak çoğunluğun tercihine göre hakim bir şahsiyet. Kur’ân-ı Kerîm’de Lokman adı iki yerde geçer (Lokman, 31/12,13). Kelime, ayni zamanda Mekkî bir surenin adidir. Bu sûrenin nüzul sebebi Kureyşlilerin Lokman’ı Hz. Peygamber (s.a.s)’e sormalarıdır. Lokman’ın adı geçen iki ayetin meâli şöyledir: “Andolsun Biz Lokman’a Allah’a ... Devamını Oku »

Allahümme Salli Alâ Seyydinne Muhammed

Allahümme Salli Alâ Seyydinne Muhammed

Peygamberimize Salavat Getirmek “Şüphesiz Allah ve melekleri peygambere çok salavat getirirler.Ey iman edenler! Sizde ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin” (AHZÂP SURESİ 56.AYET) Peygamberimiz üzerine ömürde 1 defa salavat getirmek farzdır.Ve adı her anıldığında ona salavat getirmek vaciptir.(imamı kurtubi) Hadis: “Kıyamet günü insanların bana en yakın olanları ... Devamını Oku »

Peygamberimiz (S.A.V.) Dünyaya Gelmeden Öncesi

Peygamberimiz (S.A.V.) Dünyaya Gelmeden Öncesi

Peygamber Efendimizin Dünyaya Gelişine Kadar Cereyan Eden Hâdiseler Resûl-i Ekrem Efendimizin Pâk Nesebleri Cenâb-ı Hak, insanlığın babası Hz. Âdem’i yaratmıştı. Başını kaldırıp bakan Âdem (a.s.), Arş-ı A’lâda muazzam bir nur ile bir isim yazılı gördü: “Ahmed.” Merak edip sordu: “Ya Rabbi, bu nur nedir?” Allah Teâla buyurdu: “Bu senin zürriyetinden ... Devamını Oku »

Peygamber Efendimizin Dünyaya Gelişi ve Çocukluğu

Peygamber Efendimizin Dünyaya Gelişi ve Çocukluğu

Resûl-i Ekrem Efendimizin Dünyaya Teşrifleri Yeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı. Mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden âdetâ mâteme bürünmüştü. Gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalblerdi. Kalb ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumi yas ilân edilmişti. Yeryüzü saâdetin, sevincin, huzurun kaynağı olan “Tevhid” inancından mahrumdu. ... Devamını Oku »

Peygamber Efendimizin On İki Yaşından Otuz Yaşına Kadar Olan Hayatı

Peygamber Efendimizin On İki Yaşından Otuz Yaşına Kadar Olan Hayatı

Peygamberimizin, Amcasıyla Şam’a Gidişi Kâinatın Efendisi Peygamberimiz (a.s.m.) on iki yaşına girmişti. Akranları arasında artık farklı beden ve sîmâya sahipti. Sîmâsı etrafa pırıl pırıl nurlar saçıyordu. Gönlü huzur doluydu. Onu yanında barındıran Ebû Tâlib ise o sırada büyük bir geçim sıkıntısı içinde idi. Bunun için de ticaretle uğraşmaya kendisini mecbur ... Devamını Oku »

Peygamberlikten Önce Dünya

Peygamberlikten Önce Dünya

Efendimize Peygamberlik Verilmeden Önce Dünyanın ve İnsanlığın Durumu Dünyanın ve İnsanlığın Durumu Kâinatın Efendisine, risâlet vazifesi verilmeden önce, insanlığın ve dünyanın ma’nevi çehresini tanımak ve bilmekte fayda vardır. Ancak o zaman Resûlullahın insanlığı nasıl dinî, ruhî, fikrî, içtimaî ve siyasî bir karanlık ve sapıklık içinden kısa zamanda çekip çıkardığını anlayabiliriz! ... Devamını Oku »

Kâinatın Efendisine Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi

Kâinatın Efendisine Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi

Şu kâinatın sahip ve mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve herşeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve herşeyde görünen hikmetleri, gàyeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor. Mâdem yapan bilir; elbette bilen konuşur. Mâdem konuşacak; elbette zîşuur ve zîfikir ve konuşmasını bilenlerle konuşacak. Mâdem insan nev’i ile konuşacak; elbette ... Devamını Oku »

İlk Müslümanlar ve Mâruz Kaldıkları İşkenceler

İlk Müslümanlar ve Mâruz Kaldıkları İşkenceler

İlk Müslüman: Hz. Hatice Kâinatın Efendisi Hazret-i Muhammed (a.s.m.), Hira’daki ulvî mazhariyetle İlâhî memuriyetini idrak etmiş ve kudsî risalet vazifesini yüklenmişti. Ancak bu ağır ve büyük vazifenin icabları vardı, onları yerine getirmek lazım geliyordu. Bunun ise, içinde bulunduğu cemiyette pek kolay olmayacağı kendisince muhakkak bilinen bir husustu. O anda, Efendimiz ... Devamını Oku »

Aleni Davet

Aleni Davet

Efendimizin Peygamberliğini Açıklaması Peygamberliğin İlânı ve Davetin Birinci Safhası Bütün insanlığa hitap edecek ve bütün dünyayı kucaklayacak bir din, elbette gizli kalamazdı. Madem, insanlığı maddî manevî huzura kavuşturmak için bu din gönderiliyordu. Öyle ise açıktan açığa insanlara bildirilmesi ve tebliğ edilmesi zaruri idi. Cenâb-ı Hak, kâinatta her şeyi tedric kanununa ... Devamını Oku »